İvan İlyiç'in Ölümü!...

 Sahte, içten pazarlıklı sahte sevgililerde bir telaş, nedir bu. "  İvan İlyiç'in ölümü? şaşırdı mı bu nasıl bir mesaj vermek istiyor? Yoksa bir ümitsizliğe mi düştü?

Yok yok içime gittikçe Tolstoy kaçıyor. Siz anlayacak kapasitede değilsiniz (çok okuyankitap kurdu arkadaşlarımı tenzih ederim, benim sözüm sohbeti kestiğim cahillere (İlber hoca'dan alıntıdır bu "cahille sohbeti kestim" muhabbeti. )Müthiş insan, keyif veriyor konuştukça.

Ah bu cahiller. Bilgisi var sanıpta her zaman fikri olan, kendisinden kaliteli sizin gibi insanların karşısında eziklenip, sizden gelecek herhangi bir desteği beğenmeyip eleştirenler. Ama bu zavallılar, manevi ve fikri destekleri beğenmezler. Ama iş paraya dönünce utanmadan o desteği istemeyi her zaman kendilerinde hak görüp üstelik sizin aklınızla alay eden bir üslup ile isterler. Ezik olduklarından size karşı sürekli bir karşılaştırma içinde olup, maddi olarak size üstünlük taslamaya çalışırlar. Hayatları para ve paralı insanları sürekli karşılaştırmak olduğundan zaten mutsuzdurlar, umutsuzdurlar, özgüven yoksunu olduklarından cidden zavallı, acınacak surumdadırlar. Onlara acıyın, konuşmaktan, insanları birbiriyle karşılaştırıp haset etmekten başka bir şey ellerinden gelmez, zavallıdırlar. Boşverin, sizi engelleyemezler, önünüzde duracak halleri, hayalleri bile yoktur. Tek işleri bir kaçı bir araya gelip dedikodu. yapmak, tek becerdikleri şey. Çevrelerinde de kendileri gibi kifayetsiz muhterisler ile bir hayat sürerler. yolları açık olsun. Aslında hepsi birer İvan İlyiç.


HİKAYENİN ÖZETİ

Yüksek rütbeli yargıç İvan İlyiç için hayatındaki her şey olması gerektiği gibidir. Serveti yerindedir, toplum tarafından saygı duyulur ve en önemlisi çevresindeki olayları kontrol edebilme yeteneği hâlâ daha kendisindedir. Fakat bir gün İvan İlyiç, hayat yolculuğunda baş edemeyeceği bir arkadaşla tanışır: Ölüm. Bu andan itibaren kurulu olan bu düzen birdenbire altüst olur.

 

Amansız bir hastalığa yakalandığını öğrenen İvan İlyiç için hayat artık kontrol edemeyeceği, servetinin değersiz olduğu, şöhretinin geçersiz sayıldığı ve gün geçtikçe daha karamsar sabahlara uyandığı bir hâle bürünür.

 

Tolstoy’un din değişikliğinden kısa bir süre sonra yazdığı İvan İlyiç’in Ölümü geç dönem kurguları arasında başyapıt olarak görülmektedir. Tolstoy, bu eserinde insanın ölümle yüzleşmesini, ölüme yolculuk yaparken hissedilen çaresizliği ve geride kalan “canlı cesetlerin” bencilliğini vurgulayarak okura aktarmaktadır.

Yorumlar