Aslında niyetim çok farklıydı.
Tolstoy, Dostoyevski ve Victor HUGO'nun eserlerinden paragraflar okudum ve oradaki insan tasvirlerine bayıldım, çok dikkatimi çektiler ve bu tasvirleri kullanarak resimlerini hayal gücümü de kullanarak gerçekleştirebilir miyim acaba diye düşünmeye başladım. Örneğin Tolstoy'un bir öyküsündeki melek Mihail'in enteresan bir hikayesi var ve sanki güzel bir kaç resim üretilebilir gibi duruyor şimdiden.
Sırasıyla okumaya başladım kitapları. Tolstoy öyküleri çok cezbedici, akıcı ve neredeyse bir solukta okunuyor.
Dostoyevski tarzı ise çok daha farklı, yazım tarzı Van Gogh'un Kardeşi TEO'ya Mektuplar eserindeki (Hayatta iken sadece bir tablosu satılmış, hayatı hep problemlerle dolu) tam bir psikolojik vaka tarzı yazım biçimi.
Haziran'da geçirdiğim beyin ameliyatı sonrası başımdan geçenleri bir teraziye koysanız Van Gogh yada Dostoyevski'nin yazdıklarıyla yarışacak olaylar başımdan geçti diyebilirim.
Zerre kadar beyni ve algı kapasitesi olmayan, dinlemekten aciz, zavallı, fikri olupta bilgisi olmayan insanlar, ne anlattığımı anlama kapasitesi sıfır olan zavallıllar benim aklımla alay edercesine saçma sapan biçimde üzerime gelip benim adıma karar alacak kadar aptallıklarını ortaya koymaya başladılar.
Haliyle bu sahte, içten pazarlıklı ama bana duygusal gözükmeye çalışıp üç otuz kuruş için akıl vermeye çalışan aklı evvelleri teker teker sildim gitti. İşin acı tarafı karşındakinin kapasitesi, kelime dağarcığı belli, hayatı ve kültürleri paraya, emlaka, satın almaya endeksli, başkalarının malının dedikodusunu yapmaktan başka bir entellektüel tarafı dahi olmayan, hayatta doğru dürüst kitap okumamış, okuduğunu bile anlamayan, çevresi de kendisi gibi becerisi olmayan, kendisi, ailesi ve çocukları özgüven yoksunu zavallı bir güruh, içlerinde ailesine ve çocuklarına şiddet uygulayan bile var.
Bunları düzeltme, tavsiyelerde bulunma, tek tek ilgilenme şansım olmadağından, teker teker siliyorum hayatımdan, nokta...
Artık bundan sonra ezik, ruh hastası, egoist, kibir topu gibi, normalde muhatap olmayacaklarımın önemli bir kısmı uçtu gitti çoktan. Ne büyük mutluluk artık sinirlenmemek. Ha ha haaa (Dostoyevski kahkahası).
Kendimi mental olarak olağanüstü iyi hisediyorum psikolojik olarak artık zirvedeyim.
Buraya bir not düşeyim, karşınızdaki insan, ezik veya egoist, sizi ezmek istiyor nasıl anlarsınız?
Çok kolay!...
Sohbet sırasında. kendisi bir problem yaşadığından bahsedebilir yada siz farkına varıp yardım etmek üzere bir öneride bulunmaya çabalarsınız.
Ama karşınızdaki ezik size bakınca eksiklendiği için asla sizin yardımınızı kabul etmeyecektir, çünkü sizin üstün olduğunuzu zaten bilmekte fakat bunu birde zımnen kabullenmek durumunda kalmak istemez. Çünkü siz her türlü daha iyisiniz, daha fazlasınız.
İşte böyle aptalları siliyorum teker teker hayatımdan son 3 senedir. Kim veya ne kadar yakınımda oldukları farketmez.
Şiddetle tavsiye ederim, hafifliyorsunuz. Dönün arkanızı ve yürüyün, cahil ve aptalla uğraşmaya değmez, sizin yardımınızı takdir edip şükranla karşılayacak niceleri var, inanın.
Sabaha Victor Hugo'dan " Bir İdam Mahkumunun Son Günü " okuması ile devam.
Heyecan verici yeni bir tecrübe. En azından gözümdeki sorun geçip, belki de bir katarakt ameliyetı sonrası tekrar resim ile uğraşmaya başlayana kadar hoş bir meşgale olacak.
Yahya Kaptan 26.03.2023 23:53
Yorumlar
Yorum Gönder